Parfümler Hakkında Hassas Noktalar
Cildiniz
üzerinde bir koku denerken bu kokuyu koklamadan önce birkaç
saniyeliğine kurumasına izin verin. Parfümün sahip olduğu kokuyu tam
manasıyla yayabilmesi için bir müddet serbest bırakılması çok
önemlidir.
Parfümü cildiniz üzerinde sürtmeyin çünkü sürtme işlemi neticesinde hassas koku molekülleri zarar görecektir.
Baharatlı bir gıdanın veya sarımsağın yenmesi, parfümün cildiniz üzerindeki kokusunu değiştirebilir!
Eğer
her gün aynı parfümü kullanıyorsanız, onu saklamak pek de zor değil.
Tek dikkat etmeniz gereken nokta, kullandıktan sonra ağzını sıkıca
kapamanız ve herhangi bir sıcak ve ışık kaynağının yanına koymamanız.
Bir kaç parfümü birden kullanıyorsanız, küçük şişeleri tercih edin.
Parfümünüzü kuru ve temiz havalı bir yerde muhafaza edin. Sıcak ve güneş parfümün bozulmasına neden olur.
Spreyli
ambalajlar parfümü daha iyi korur. Spreysiz şişeler kullanım sırasında
havayla temas eder, bu da parfümün bozulmasını hızlandırır.
Parfümünüzü uzun süre saklamak istiyorsanız, buzdolabında koruyun. Soğuk, taze kalmasına yardımcı olacaktır.
Parfüm Nerelere Sürülmeli
Vücut
Parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklıdır:
- Sıcak ve nemli noktalar. Koltuk altları, göğüs araları, ense ve göbek.
- Kanın fazla pompalandığı noktalar. Bilek içleri, şakaklar ve boyun.
- Hareketli noktalar. Dirsekler ve diz içleri.
Uzmanlardan öneriler:
Coco Chanel
“Öpülmek istediğiniz yeri parfümleyin”
Estée Lauder
“Parfümü,
kolunuzu yukarı kaldırıp tam önünüze sıkın ve yarattığınız koku
bulutunun içine girin. Böylece binlerce parfüm molekülü vücudunuzun her
yerine konacaktır”
Saç
Saçınızı
parfümlemek istiyorsanız, öncelikle temiz olmalarına dikkat edin.
Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınızı kokusuz olanlar
arasından seçin. Saçlarınıza direkt olarak değil, saç fırçanıza ya da
tarağınıza biraz parfüm sıkarak saçınızı şekillendirin. Saçlarınız kısa
ise saç diplerinize temas ederek, uzun ise saç uçlarınızı taramanız
yeterli olacaktır.
Giysiler
Parfümler
pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcıdır ve
rahat yayılır. Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı azdır. Parfümün
en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış
eşarplardır.
Giysiler parfümlene bilir ama gelişi güzel değil:
- Parfümünüzü ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkın.
-
Asla giysilerinize farklı parfümler sıkmayın. Üst üste sıkılan
parfümlerin molekülleri iyi bir karışım oluşturmaz ve kötü bir etki
uyandırır.
- İpekli giysilerinize parfüm sıkmayın, kalıcı lekeler bırakır.
- Eğer parfümünüzü sık sık değiştiriyorsanız, sadece vücudunuzu parfümlemekle yetinin. Koku zaten giysilerinize de sinecektir.
-
Mücevher ve özellikle incilerinizin yakınında parfüm kullanmayın:
parfümlerdeki alkol mücevherlerin parlaklığını yok eder ve incileri
sarartabilir.
- Giysi dolabınızı parfümlemeyi unutmayın.
Küçük bir tavsiye :
İç çamaşırlarınızın bulunduğu dolap veya çekmeceye parfümünüzle nemlendirdiğiniz yünlü bir kumaş parçası koyun.
Kokular kişiye göre değişir;
Her
insanın genlerine, cilt tipine, saç rengine ve hatta yaşam biçimi ile
yaşamakta olduğu çevresine bağlı olarak kendine özgü bir vücut kimyası
vardır. Bir başkasının üzerinde ya da magazinlerde deneme olarak
verilen sayfaları koklamak yoluyla parfüm satın almak hatalı olur. Bir
parfümü, kendi kimyanızın nasıl tepki verdiğine bakarak kendi cildiniz
üzerinde denemeli ve sonrasında satın almalısınız..
İnsan yaşlandıkça koku yayma özelliği ya da koku taşıma özelliği azalır;
Yaşlandıkça
vücudumuzun koku yayma özelliği de azalır. Bunun sonucu olarak da yaşlı
insanlar gün içerisinde birkaç defa ve hatta daha fazla parfümlerini
yinelemek (tekrar uygulamak/sıkmak) zorunda kalırlar.
Kokular üzerinizde ne süreyle kalıcılığını koruru?
Kokular
yaklaşık dört saat ya da buna yakın bir süreyle kalıcı olmak üzere
tasarlanmışlardır. Bazıları tek bir kokunun tüm gün boyunca
kalıcılığını koruduğunu fark eder. Ancak belli bir süre geçtikden sonra
bu koku kokması gerektiği gibi kokmamaya başlar. Parfümü gün içerisinde
bir ya da iki kere uygulamanız gerekmektedir. Hafif bir koku
kullanıyorsanız eğer, bu uygulamayı daha fazla da yapabilirsiniz.
Cilt tipi nasıl bir rol oynamaktadır ?
Yağlı
ciltler, kuru ciltlere oranla daha çok kokuyu tutar. Bu nedenle kuru
ciltliler gün içerisinde kullandıkları parfümü birkaç kez uygulamak
durumundadırlar.
Yılın farklı mevsimleri için farklı kokular kullanmak gerekir mi?
Sıcaklık
arttıkça kokunun yoğunluğu da artar. Bazı kokular yaz mevsimine daha
uygun iken diğer güçlü kokular kış mevsimi için uygunluk gösterir. Bu
hususta izlenecek en iyi yol yaz mevsiminde daha hafif, kış mevsiminde
ise daha ağır kokular kullanmaktır. Oryantal, baharatlı kokular kış
mevsimi için daha uygun iken, meyve ve çiçek kokuları yaz mevsimine
daha uygundur.
Parfüm Nasıl Seçilmeli?
- Kullanacağınız zamana ve mekana elverişli parfüm alın.
-
Aynı anda en fazla 4 koku deneyin. Daha fazla denerseniz burnunuz farkı
algılama kapasitesini kaybedecektir. Yanılıp sonradan beğenmeyeceğiniz
bir kokuyu satın alabilirsiniz. Küçük bir not olarak burada belirtmek
gerekirse; 4 kokudan fazla deneme durumunda kalırsanız arada kahve
koklayıp 1-2 dakika burunu dinlendirmeniz daha sonra koklayacağınız
kokuları algılamanızda yardımcı olur.
- Parfüm hakkında şişeden
koklayarak karar vermeyin. Parfümün kokusu vücut kimyanızla temas
edince ortaya çıkar. Bileğinizin içine küçük bir miktar sürün ve bir
süre bekledikten sonra koklayın.
- Parfüm satın almadan önce
kokunun oturması için en az 10 dakika bekleyin. Bu sürede alkol
buharlaşacak, parfümün vücudunuzun kimyasıyla uyumu tamamlanacak ve
gerçek kokusu ve etkisi ortaya çıkacaktır.
- Başkasında beğendiğiniz bir parfümü vücudunuzda denemeden alma yanılgısına düşmeyin. Her insanın ten kimyası farklıdır.
- Koku duyunuz günün ilerleyen saatlerinde keskinleşir. Parfüm almak için akşamüstlerini tercih edin.
- Seçim yaparken kendi vücut kokunuzu tamamlayan kokuları tercih edin.
- Yıl boyu tek kokuya bağımlı kalmayın: ısı farkları kokuların yoğunluğunu etkileyebilir.
Bir seride bulunan parfum, eau de parfum ve eau de toilette aynı kompozisyona sahip
olmayabilir. Parfüm yaratıcısı konsantrasyonlara hafiflik
kazandırabilmek için, "parfum" içinde bulunan çok etkili bir notayı
"eau de toilette"te kullanmayabilir.
Parfümlerin
yan ürünleri ile parfümlenmek de mümkündür. Sütler, losyonlar, parfümlü
yağlar da 3 ila 8 saat arasında kalıcı; 1,5 metrelik bir çember içinde
yayılıcıdır. Özellikle ba
| |
| |
| Selülit kremlerinin
kadınların kabusu durumundaki selülite gerçek anlamda
faydası var mı? |
|
|
|
|
Son birkaç yıldan bu yana adını
sıkça telaffuz etmeye başladığımız selülit ya da tıp
dilindeki adıyla �dermopanniculosis�, kadınların
yaklaşık yüzde 80�inde görülüyor. Ancak bu kesinlikle
bir hastalık olarak değil kozmetik bir problem olarak
değerlendiriyor.
Mucize vaat etmiyoruz
Her kadın hayatının herhangi bir döneminde ve yaşı her
ne olursa olsun vücudu ile ilgili bazı sorunlarla veya
derinin gevşemesi gibi bölgesel bir problem olan
�kapiton� ile karşılaşabilir. Ali Coşkun�un da kürsüden
gösterdiği Clarins�in Lift Minceur Anti Capiton
ürünümüz, dört yıldan beri dünyada 160 ülkede ve tüm
Avrupa�da etkililiğini kanıtlamış bir üründür. Kozmetik
dünyasındaki bu başarı enstitü bakımlarından doğan
sonuçlarla tasarlanmıştır. Clarins ürünleri mucizeler
vaat etmez: Profesyonellerin gerçek ürünlerinde ne
yaptıklarını açıkça ortaya koyarlar ve söylediklerini
eksiksiz gerçekleştirirler. Başarıları, dünyanın her
yanındaki Clarins Enstitülerinde doğrulanmaktadır. Lift
Minceur Anti Capiton�un performansı aynı anda üç etki
gösterir. Yağların atılmasını kumanda eden hücresel
moleküller olan AMPc ve GMPc�yi uyararak birikimlerden
kurtulmamızı hızlandırır.
Kimse mucize üretmiyor
Tanrı kadınları mükemmel vücutlara sahip olarak
yaratırken aynı zamanda neden selülit oluşumunu da
mümkün kıldı dersiniz... Yanıtı çok basit; onu
hamileliğe ve emzirmeye hazırlamak için. Ergenlik
çağında hormonlar hücrelerin enerji depolama
kapasitesini artırıyor, bu sırada vücudun bağ
dokularının elastikiyeti azalıyor. Yağ hücreleri şişmeye
başlıyor ve cildin epidermis dokusundan görünür hale
geliyor. Yani özellikle üst bacaklarda dalgalı bir
görünüm alan cilt, bağ dokusu tarafından dermis
tabakasında artık tutulamayan büyük yağ hücrelerinden
başka bir şey değil. Selülit bir kere oluşmaya
başladığında ise vücutta kan dolaşımı sorunları ortaya
çıkıyor ve durum giderek kötüleştiriyor. Çünkü gittikçe
şişen yağ hücreleri kanın damarlarda dolaşımını
engelliyor ve vücuttaki su çevredeki dokularca tutularak
cildin görüntüsünün bozulmasına yol açıyor.
Bitkiler kozmetiğin gözdesi
Aslında vücudumuz ilk işaretleri 20 ve 30 yaşları
arasında vermeye başlıyor. Neredeyse her iki kadından
biri selülitle işte bu yaşlarda tanışıyor. Bacaklar ve
popo bölgesindeki cilt dalgalanmalarını kollar ve
göğüslerdeki elastikiyet kaybı izliyor. Sonuçta mucize
beklememek gerekiyor ama bu problemleri yüksek
teknolojiyle üretilen bakım ürünleri, spor aletleri ve
doğru masajlarla en aza indirmek mümkün. Selülit
kremleri ne kadar etkili sorusuna gelince; bilimsel
araştırmalar selülit ürünlerinin yağ depolarına nüfuz
ettikleri oranda yüzeydeki görünümü efektif olarak
düzelttiklerini ortaya koyuyor. İşte yeni jenerasyon
selülit kremleri de kalça, popo ve özellikle üst bacak
bölgesindeki tedirgin edici yağ hücreleri üzerinde
sistematik bir egemenlik kurmayı amaçlıyor. Etkin
maddeler hücrelere kadar inerek yağ yakımını harekete
geçiriyor. Böylelikle XXL boyutlu yağ hücrelerinin
normal boyutlarına geri dönmelerine yardımcı oluyor.
Bunlara ilave olarak bio-aktif maddeler kan dolaşımını
harekete geçiriyor, mikro-sirkülasyonu aktif hale
getiriyor ve bağ dokusunu güçlendiriyor.
Bitkiler de özellikle son yıllarda selülit konusunda
kozmetik dünyasının gözdesi olmuş durumda. Selülit
ürünlerinde son dönemde yıldızı parlayan ananas ve
papaya ikilisi pürüzsüz ve gergin bir cildin mimarı
olarak lanse ediliyor. Ananas ayrıca nem tutma, yağ
parçalama ve gerginleştirme özellikleriyle öne çıkıyor.
Ancak sadece egzotik değil bilindik meyveler de
güzelliğimize hizmet ediyor. Örneğin, elma selülit
preparatlarının içinde istenmeyen pürüzleri giderici
etki gösteriyor. Yağ hücrelerinin gereğinden fazla
genişlemesini önleyerek olgunlaşmasını engelliyor.
Selülitin nedenleri
Fazla kilolar: Lipozitlere ne kadar yağ
depolanırsa selülit o kadar belirginleşiyor.
Yanlış beslenme: Karbonhidrat ve yağ ağırlıklı
yanlış beslenme selülit sorunu olarak karşımıza çıkıyor.
Hareketsizlik: Kas dokuları yerini yağ dokularına
bırakıyor. Aynı zamanda bu da kan dolaşımını olumsuz
etkiliyor.
Sigara içmek: Nikotin cildin kan damarlarını
daraltıyor. Hücrelerde tutunan fazla su cilt yüzeyinde
dalgalanmalara nede oluyor.
Doğum kontrol hapları: Uzmanlar doğum kontrol
haplarındaki hormonların selülit oluşumuna yol açtığını
düşünüyor. Ama bu henüz tam olarak kanıtlanmış değil.
Uzmanlar ne diyor
Selülit kremleri
Aslında selülit kremleri konusunda birşey söylemek bana
kalırsa çok mantıklı değil çünkü onlar tıbbi bir seçenek
değil. Kremler kesinlikle bir işe yarar ya da yaramaz
denemez. Tamamen bir işe yarasa zaten bilimsel bir
yöntem olur. Bir şeyin bilimsel bir tedavi yöntemi
olabilmesi için herkese uygulandığında, herkeste belli
bir başarı yakalanması gerekir. �Ben üç kişiye
uyguladım� ya da �Bakın, 10 kişi ne kadar mutlu� diyerek
bir şeyi tedavi yöntemi sunamazsınız. Kremler bu sınıfta
yer alırlar. Memnun olduğunuz sürece kullanın, en kötüsü
maddi zarar görürsünüz. Portakal kabuğu dediğimiz şeyin
oluşumunda birçok faktör de rol oynuyor aslında; genetik
faktörler, beslenme, kişinin hayatında sporun olup
olmaması, düzenli yaşantıya bağlı birtakım faktörler...
Bunlardan bir tanesi eksikse, onun yeniden yerine
konması faydalı olur. Portakal kabuğu görüntüsünden
kurtulmak isteyen kişinin krem kullanma konusunda tekrar
düşünmesi gerekir.
Cilde serum gerekli
Kış aylarında her zamankinden daha fazla su içmelisiniz
Kış ayları cilt için de en zorlu dönemdir. Bu mevsimde
cildiniz susuz kalır, teninizin rengi solar. Kış
aylarında her zamankinden daha fazla su içmelisiniz.
Vücudunuzun vitamin ve mineral gereksinimini en iyi
şekilde karşılamalısınız. Ancak her şeye rağmen
cildinizi kışın etkilerinden koruyamıyorsanız, paniğe
kapılmayın. Serumlar, cilt bakımında mucizeler
yaratıyor. Jel içerikli serumlar, cildi nemlendirip
gerginleşmesini sağlıyor. Hem de çok kısa bir sürede.
Kozmetik ürünleri arasında yer alan serumların bazı
türlerinde bol miktarda su bulunur ve suda eriyen
maddelerin cilde çabuk nüfuz etmelerini sağlar. Bu
nedenle yüze nemlendirici uygulamadan önce serum
kullanmak doğru bir hareket olur. Serum türlerinin
sayısı çok fazla. Siz kendi cildinize en uygun olan
serumu seçmeye özen göstermelisini
|
Kadınların büyük bir kısmı bacaklarından yakınıyor. Hoş ve ince
bacaklara sahip olmak için ameliyatlara boyun eğmeniz veya el yakan
egzersiz aletleriyle uğraşmanız gerekmiyor. Daha düzgün bacaklara
sahip olmanın yolu, iyi bir diyet ve klasik egzersizlerden geçiyor.
Uzmanlara göre, alt butlarınızı inceltmek için o bölgeye yönelik
egzersizler yapmak gerekiyor. Sadece yürüyüş yapmak, merdiven çıkmak
ve aerobik yapmak bu sorunlu bölgeyi şekile sokmaya yetmiyor.
Yağlı ve yumuşak bölgeyi sıkılaştırmak için bölgesel egzersiz
sağlayan spesifik hareketler yapmak gerekiyor. Doğru noktaya doğru
çeşitte ve yeterli miktarda egzersizle odaklanmak gerekiyor. Aynı
hareketi fazla yapmak vücudunuzu şekle sokmak yerine zarar verir.
Size önereceğimiz egzersizleri her bacak için 15 kez tekrarlayın ve
dinlenmeden bütün egzersizleri tamamlayın. 3 egzersizi de yaptıktan
sonra 15 dakika dinlenin ve bu kombinasyonu iki kez daha tekrarlayın.
Bir ayak havada olacak şekilde yatarak iç butları sıkıştırmak :
Omuzlarınız yere temas edecek şekilde sırt üstü yatın. Bacaklarınızı
ileriye doğru iyice gerin ve dizlerinizi kırmadan düz tutmaya
çalışın. Sağ topuğunuzu yerden 15 cm kadar yukarıya kaldırın ve sol
bacağınız gergin haliyle dururken sağ topuğunuzu diğer ayağınızın
soluna kilitleyin. Sağ topuğunuz sol topuğunuza kavuşturana kadar bu
yönde bacaklarınızı gererek hareket ettirmeye devam edin. Hareket
ettirdiğiniz bacak üzerindeki basıncı kaldırmadan başlangıç
pozisyonuna dönün. Aynı hareketi sol bacağınızda tekrarlayın.
Tek ayak üzerinde ayakta durmak :
Sırtınız dik bir şekilde ayakta durun. Bacaklarınız arasında biraz
mesafe olmasına dikkat edin. Dizleriniz gergin bir şekildeyken sağ
bacağınızla 15 cm çapta bir daire çizmeye çalışın. Diziniz ve
kaslarınız olabildiğince gergin bir şekildeyken sağ ayağınızı sol
ayak parmaklarınızın üzerinden geçirin. Harekete sağ topuğunuz sol
topuğunuza değişene kadar devam edin. Bacaklarınızın gerginliğini
bozmadan başlangıç pozisyonuna geri dönün ve hareketi sol bacağınızda
tekrarlayın.
Makas şeklinde uzanarak :
Sırt üstü yatın ve bacaklarınızı öne doğru gerin. Topuklarınız temas
halindeyken ayak parmaklarınızı uzanabildiğiniz kadar uzak bir
mesafeye gerin. Ayak parmaklarınızın ve bacak kaslarınızın
gerginliğini bozmadan bacaklarınızı makas şeklinde açabildiğiniz
kadar çok açın. Dinlenmeden başlangıç pozisyonuna dönün ve hareketi
tekrarlayın
Saçlarınızın Daha Hızlı Uzamasını İster misiniz?
Saç köklerimiz saç tellerine hayat veren organlarımızdır. Saç
köklerimiz normal koşullarda saç tellerine yeni kısımlar ekliyerek
saçları uzatırlar. Günümüzde saç yapımını hızlandıracak bir çözüm
henüz bilinmemektedir.
Bazı ilaçların kullanımı, beslenme bozuklukları stress gibi
faktörlere bağlı olarak saç uzamasında yavaşlama olasıdır. Saç
köklerinin beslenmesini bozan durumlarda da saç uzaması yavaşlar.
Sigara yine damaraları büzücü etkisi ile kan dolaşımını bozan ve
besinlerin, oksijenin hücrelere ulaşımını engelleyen bir faktördür.
Dikkat edilecek olursa saç uzamasını olumsuz yönde etkileyen
faktörler yaşantımızda sık karşılaştığımız faktörler. Saçlarının
hızlı uzamasını isteyen kişileride etkileyen faktörlerdir. Saç yapımı
ile ilgili olarak bazı vitaminlerin önemli olduğu günümüzde
biliniyor. Ancak bu vitamin ve mineraller günlük beslenmemiz yolu ile
zaten alınan vitaminlerdir. Zaman zaman takviye olarak bu tip
vitaminlerden almak eksiklik varsa düzeltir.
Saçların uzamasını hızlandırmak için yapılacak en iyi şey saçların
uzamasını azaltan faktörler ile savaşmaktır.
Sağlıklı beslenme, özellikle sebze ve meyvaların ağırlıklı olduğu
beslenme tarzları, bol su içmek, düzenli ve yeterli uyku çok
önemlidir. Stress yine salgılattığı adrenalin gibi hormonlar yolu ile
damarlarda daralmaya yol açar ve saç köklerinde beslenmeyi bozar.
Stresi düşürecek önlemlerde saç uzması açısından önemlidir. Sigara
içerdiği nikotin ve karbon mono oksit gazı ile olumsuz etkileri olan
bir faktördür. Nikotin damarları daraltırken, karbon mono oksit gazı
kanda oksijen taşınmasını bozarak hücre beslenmesini bozarlar.
Yeterli besin ve oksijen alamayan saç köklerinin normal üretimlerini
yapması zordur. Saç derisine uygulanacak sıcak havlular, hafif
masajlar bu bölgede dolaşımı arttıtacak ve saç köklerinin normal
beslenmesini sağlayacaktır.
Baştan ayağa seksi görünmek için
Seksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum
değil tabii... Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir
kadın aslında bakımlı kadın demektir.
O halde hemen şu önerileri uygulayın ki, durmadan en seksi kadın
seçilen kimi ünlü kadınlardan bir farkınız kalmasın.
Neyimiz eksik di mi?
Dudaklar için
Seksi dudaklara sahip olmak için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı
renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının
teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün
ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten
sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde
kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün.
Göğüsler için
İçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte bölgenize sürün! Teniniz
beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin. Yanık
tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden
yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz
pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar.
Saçlar için
Saç renginizin birkaç ton açığından gölgeler yaptırarak her zaman
"ışıltılı" görünebilirsiniz. Bir başka öneri de saçınıza parfüm
sürmeniz. Ensede bol toplanmış topuzun her zaman seksi göründüğünü de
hatırlatalım. Uzun saçlıysanız saçınızı gün için de fırçalamayı ihmal
etmeyin.
Ayaklar için
Bacaklarınız bronzsa pırıltıları olan kremlerden sürebilirsiniz.
Topuklarınızın pembe
görünmesini de sağlamalısınız. Ve tabii ayakkabı seçimi. Topuklu,
sivri ayakkabıların seksi olduğu kesin. Ancak rahatsız ayakkabılar
duruşunuzu bozup nasırlara sebeb olabileceğinden ayakkabı seçiminde
rahatlığı ve kaliteyi ön planda tutun.
Boyun için
Ensenizi açıkta bırakacak bir saç modeli boynunuzu gözler önüne
serecektir. Birkaç damla parfüm, boyuna sürülen tem renginde pudra,
hafif sarkıntılı küpeler dikkati boyuna çekmek için yeterli. Boynu
tümüyle açıkta bırakmak ya da ince bir kolye takmak da size kalmış
bir seçim.
Eller için
Tırnaklarınızın hepsi aynı uzunlukta olmalı. Tırnaklarınız farklı
boylarda ise tercihinizi doğal renklerden yana kullanın. Kısa
kesilmiş ve parlatıcı ile doğal bir görünüm almış tırnaklar da seksi
olabilirler. Enteresan, ama çok dikkat çekici olmayan bir yüzük de
farklı bir stil yaratmanızı sağlayabilir.
04 Mayıs 2008 16:44 | bicirik.kizlar | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
ama tehlikeli değildi
,
aranan kelimeler
,
baharatlar
,
bir deri hastalığıdır
,
bitki çayları
,
bitkiler
,
dere otu
,
deri hastalıkları
,
deri hastalığı
,
dermatoloji
,
edici ve çirkin görünüşlü
,
egzama
,
egzama hastalıkları
,
egzama hastalığı
,
egzama için şifalı bitkiler
,
egzama nedir
,
egzama rahatsız
,
egzama tedavisi
,
funda
,
meyveler
,
nedenleri belirtileri
,
sebzeler
,
tedavisi
Egzama
egzama
Mayasıl diye bilinen egzama,
derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. Tıp dilinde;
Erythema pernio denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. nedeni;
ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden
maddeler de olabilir. Bazı kimselerde de ırsidir. Vücudun hemen hemen
her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler.
Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve egzamalı yerleri
kaşımamaktır. Ayrıca, su ve sabunlu sudan olduğu kadar uzak kalmak da
gerekir. Su yerine permanganatlı su ve rivanollu su kullanılır. Perhiz
yapılır. Acılı, baharatlı ve yağlı yenmez.rahim egzaması
Rahimden gelen cerahatli akıntının neden olduğu bir çeşit egzamadır.
Rahimde veya vajina çevresinde kızarma ve şişlikler görülür. Bu
şişlikler bir süre sonra su toplayıp, kabuklanır. Kaşıntı, zonklama ve
yanma hissedilir.
anus kaşıntısı
Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son
kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen
kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü
akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
kaşıntı
Vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ve böcek dolaşıyormuş hissi,
hafif yanma ve batma gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntıya, tıp
dilinde pruritus veya kaşeski denir. Kaşıntıyı doğuran nedenler çok
çeşitlidir. Bunlar şöyle sıralanabilir: - Sabun, çamaşır tozları ve
bazı boyaların neden olduğu kaşıntılar - Yün veya naylon iyeceklerin
neden olduğu kaşıntılar - Bazı kimyasal maddelerin neden olduğu
kaşıntılar - İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinlerin
neden olduğu kaşıntılar - Bazı ilaçların neden olduğu kaşıntılar -
Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları veya löseminin neden olduğu
kaşıntılar - Kurdeşen, egzama, su çiçeği, kızamık, kızıl,
kızamıkçık veya deri iltihabının neden olduğu kaşıntılar - Mantarın
neden olduğu kaşıntılar - Kıl kurdunun neden olduğu kaşıntılar - İshal
veya kabızlığın neden olduğu kaşıntılar - Sinirlilik ve ruhi
sıkıntıların neden olduğu kaşıntılar Tedavinin ilk şartı, kaşıntıyı
doğuran sebebi bulmaktır. Bu arada mümkün olduğu kadar kaşımamaya
gayret edilir.
Egzama için Şifalı Bitkiler
bazı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır.
Dalları çalı süpürgesi yapımında, ayrıca yakacak olarak kullanılır.
Genel olarak idrar yolları taşlarına karşı idrar söktürücü olarak
kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde
kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı bilinmektedir.
kına ağacı
Ayak terlemesine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya
iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa fayda görülür. Ağız yaraları ve
deri çatlaklarını tedavi eder, saçları besler ve kuvvetlendirir.
Aranan
kelimeler: Egzama, Egzama Hastalığı, Egzama Tedavisi, Egzama
Hastalıkları, Egzama için Şifalı Bitkiler ve Dermatoloji (Deri
Hastalıkları)..04 Mayıs 2008 16:38 | bicirik.kizlar | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
ama tehlikeli değildi
,
aranan kelimeler: egzama
,
bir deri hastalığıdır
,
deri hastalıkları
,
edici ve çirkin görünüşlü
,
egzama hakkinda
,
egzama hastalıkları
,
egzama hastalığı
,
egzama için şifalı bitkiler
,
egzama rahatsız
,
egzama tedavisi
,
ve dermatoloji Egzama Hakkinda
 Farkli
alerjik etkilerden dolayi ,cildin çesitli bölümlerinde ortaya çikan bir
deri hastaligidir. Kabuklanma, pullanma, kizariklik, kasinti gibi
belirtileri vardir. Bu deri hastaligi 4 evreden olusmaktadir.
Kizariklik Evresi: Ilk belirtiler kasinti olarak kendisini
gösterir,daha sonra ödemli kizarikliklar olusur. Vezikül Evresi:
Ciltteki kizarik alanlarda veziküller olusur ve daha sonra bu
veziküller birlesip lezyon olustururlar.
Sulanma ve Kabuklanma
Evresi: Veziküller patlayip içlerindeki su bosalinca, deri kurur ve
cilt yüzeyinde sarimsi kabuklar olusur. Bu kabuklara elle müdahale
edilmemesinde fayda vardir çünkü zamanla düserler.
Kepeklenme
Evresi: Kabuklar döküldükten sonra pembemsi bir deri ortaya çikar. Bu
bölümde bir süre kepeklenme görülebilir. Sonunda egzama iz birakmadan
kaybolur.
Egzamanin Kontakt Dermatit (Temas Egzamasi) ve Atopik Egzama olmak üzere çesitleri vardir.
Temas
Egzamasi: Cildin duyarli oldugu maddeyle temasa geçmesi sonucunda
ortaya çikar. Deriden içeriye sizan madde proteinlerle birlesip alerjik
bir yapi kazanir. Cilt bu yabanci maddeyle savasabilmek için antikorlar
üretir ve sonuçta yukarida 4 olusum evresinden söz ettigimiz sekilde
egzama ortaya çikar. Metal takilar, deterjanlar, çoraplar, sentetik
giysiler temas egzamasina zemin hazirlayabilirler.
Atopik
Egzama: Bu egzama çesidi tamamen genetik kökenlidir. Bu tür egzamanin
olusumunda genetikle beraber, ter, isi degisimleri, rutubet, stres,
polen, yiyecek alerjileri de etkili olmaktadirlar. Bu gibi durumlarda
hastanin alerji yapici etkenlerden uzak durmasi gerekmektedir. Ayrica
asiyla da bagisiklik kazanilabilir. SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR.
· Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.
· Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
· Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi
düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve
silisyum dokuları kuvvetlendirir.
· Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
· Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
· Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile
kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu
yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.
SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?
Evet, selülit bir hastalıktır. Tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.
SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ?
Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış
tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal
kabuğu görünümü denir.
SELÜLİT KADINLARDA HANGİ BÖLGELERE YERLEŞİR?
Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve
baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde
yerleşir.
SELÜLİT REJİMLE GEÇER Mİ?
Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı dirençlidir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.
SELÜLİT NELERDEN OLUŞUR?
Selülit üç elemandan oluşur: 1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir
konjonktif doku. 2-Su molekülleri ve tuz molekülleri. 3-Konjonktif doku
içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi,
cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini
gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam
olmayan bir görüntü verir.
SELÜLİT AĞRILI MIDIR?
Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.
ZAYIF KADINLARDA SELÜLİT OLUR MU?
Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.
SELÜLİTİN NEDENLERİ NEDİR?
1-Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan
salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma
özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.
2-Soya çekim: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.
3-Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği
birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve
damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve
varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha
ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.
SELÜLİTİN OLUŞMASINDA DİĞER NEDENLER NELERDİR?
Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.
KAÇ AŞAMADA GELİŞİR?
Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur,
damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar.
Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu
devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da
fazlalaşır. Bu aşamada selüliti buradan atmak oldukça güç olmasına
karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü
aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma
tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.
SELÜLİTTE NASIL BİR BESLENME REJİMİ UYGULANMALIDIR?
Rejim, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olmalıdır. Selülit
tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz
ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin
bir beslenme uygulanır. Proteinlerin ödemi önleyici ve iştah artırıcı
bir rolü vardır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalı,
alkolden uzak durulmalıdır. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta
birikir.
SELÜLİT HANGİ YÖNTEMLERLE TEŞHİS EDİLİR?
Termografi, ekografi ve manyetik rezonans.
SELÜLİTTE UYGULANAN MEZOTERAPİ YÖNTEMLERİNDE HEDEFLENEN AMAÇ NEDİR?
Tedavinin asıl amacı selüliti oluşturan süreci tersine çevirmek ve
yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani,
birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz
mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.
LİPOLİZ NEDİR?
Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak
parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayıdır.
KİŞİ SELÜLİTLİ Mİ DOĞAR?
Hayır, kişi selülitli doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit
vardır. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak
selülitte kalıtımın önemli rolü vardır. Kalıtımın kesin surette etkili
olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin
sorunların bulunması gerekir. Bu durumda kişinin, ilk ergenlik
belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik
evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli
zamanlarda da izlenmesi gerekir.
HAMİLELİK SELÜLİTE UYGUN ORTAMI HAZIRLAR MI?
Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülitin belirmesine neden
olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal
değişimler, gerçek bir dengesizliğin kaynağıdır. Doğumdan sonra selülit
biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.
MENOPOZ DÖNEMİ ŞİŞMANLAMA DÖNEMİ MİDİR?
Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir
eğilim vardır. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve
selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve
buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim
yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz
ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşerler ve kilo
alırlar.
SPOR SELÜLİTİ TEDAVİ EDER Mİ?
Hayır. Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve
düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülite karşı en etkili
sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar
içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından
istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.
SELÜLİT ÇOK OLDUĞUNDA TEDAVİSİ DAHA MI ZORDUR?
Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç değildir. Yöntem her
zaman aynıdır. Esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek,
harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.
ERKEKLERDE NİYE SELÜLİT OLMAZ?
Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka
hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan
erkeklik hormonunun bulunmasıdır.
SELÜLİT BÜYÜME ÇAĞINDA TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?
Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir
sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15
yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir.
Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim
izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi
uygulanabilir.
ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR?
Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa
mutlaka selüliti de vardır. Ama selülit cildin derin dokularını bile
etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluktur. Ve bu
bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların
tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli
bölgelerde görülür.
SIK SIK KİLO ALIP VERMEKTEN NİYE KAÇINMALIYIZ?
Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir
görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok
hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok
fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse
korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle
cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.
GÜNDE 3 LİTRE SU İÇİLMELİ Mİ?
Toksinleri ve zararlı madd-eleri vücuttan atmak için, günde ortalama
1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek
demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar farklıdır.
Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 100 kiloluk
bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40
kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan
kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda
selülitten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır.
04 Mayıs 2008 15:58 | bicirik.kizlar | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
kendi kendine geçmez
,
kırışıklık
,
resimler
,
selülit
,
selülit maskeleri
,
selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı direnç gösterir
,
selülit üç elemandan oluşur
,
selülit şişmanlık kilo selülit tedavisi
,
selüliti engelleme
,
simli resim
,
simli resimler
,
|